Sakarya Caddesi; Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan bir caddedir. Atatürk Bulvarı'ndan başlayarak yaklaşık 500 metre boyunca uzanan cadde, Ziya Gökalp Caddesi'nin paralelinde yer alır. Yapılan yayalaştırma çalışmaları sonucunda şehir merkezinde araç trafiğinden arındırılmış ulaşım güzergahlarından biri haline gelmiştir.
Sakarya Caddesi'nin tarihi, Ankara'nın başkent oluşu ve Cumhuriyet'in ilanı sonrasında şehir genelinde başlatılan yeniden inşa süreciyle doğru orantılıdır. Eski şehir merkezi olan Ulus'a bir alternatif yaratılması amacıyla bugünkü Sıhhiye ve Kızılay semtleri arasında kalan bölgede hayata geçirilen Yenişehir projesi; 1930'lu yıllardan itibaren büyük bir ivme kazanarak şehirdeki sosyal, idari ve ekonomik hayatın günbegün güneye doğru kaymasına sebep oldu. Birkaç katı aşmayan konutlar, düzenlenmiş cadde ve yeşil alanlar sayesinde hızla bir cazibe merkezine dönüşen bölge; 1940'lardan itibaren birbiri ardına açılan kitapçılar, kafe ve restoranlar, eğlence mekanları gibi gündelik hayatın yoğunlaştığı ticari işletmelerle kentteki sosyal yaşamın odağı haline geldi. Caddenin komşu olduğu Atatürk Bulvarı üzerinde hizmet vermeye başlayan Kutlu Pastanesi, Özen Pastanesi, Süreyya Gazinosu, Akay Kitabevi, Şen Kitabevi, Ulus Sineması, Büyük Sinema ve Ankara Sineması gibi köklü işletmeler de bu dönemde açıldı.[1]
Caddenin tam anlamıyla bu toplumsal yaşam çemberine dahil oluşu, bir dönemin en ünlü meyhanesi haline gelen Missuri'nin burada hizmet vermeye başlamasıyla gerçekleşti. 1949 yılında yayımlanan Ankara Şehir Rehberi’nin anlatımına göre Yenişehir bölgesindeki iki restorandan biri olan ve adını Amerika’nın ünlü savaş gemisi olan Missouri’den alan mekan, uzun yıllar boyunca Sakarya Caddesi 60 numarada faaliyet gösterdi. Henüz hazır yemek kültürünün olmadığı bir dönemde, sonradan kendi ismiyle ünlenecek olan sandviçler yapıp satan ve Şefik Goralı tarafından açılan Goralı da 1945 senesinde bu cadde üzerinde hizmet vermeye başladı.[1]
1950 ve sonrasındaki dönemde yerel siyasette yaşanan değişimler, Sakarya Caddesi başta olmak üzere tüm Kızılay semtinin kültürel ve somut dinamiklerini farklı bir yönde şekillendirmeye başladı. Kızılay'ın, dönemin hükumetleri ve yerel yönetimleri tarafından bir iş merkezi olarak ilan edilmesi; bölgede korunagelmiş düzenli kentleşme geleneğine ilk darbeyi vurdu. Bu yıllardan itibaren eski konutların yıkılarak daha yüksek katlı ve çoğunlukla işyeri olarak kullanılacak olan binaların yapımına, bitişik nizamlı imar planlarına ve yeşil alanların yıkımına izin verilerek farklı bir bayındırlık anlayışı benimsendi.[1]
Windsock (Rüzgar Tulumu) - Ayla Turan, 2014DanimarkalıheykeltıraşJørgen Haugen Sørensen tarafından 1992 yılında yapılan TaşAnkara heykeli, başlangıçta Sakarya Caddesi ile Selanik Caddesi'nin kesişim noktasında kalan ve görece yaya trafiğinin daha yoğun olduğu bir noktada konumlandırıldı fakat 2019 yılında sözkonusu bölgede başlatılan yenileme çalışmaları sırasında yeri değiştirilerek caddenin Mithatpaşa Caddesi'ne bakan tarafına yerleştirildi.
^abcDinçer, Özgün (2021). "Sakarya'da Sosyal Yaşamın Dönüşümü". İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 54. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi. 14 Aralık 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Aralık 2024.